
- İyi’leşmek ismini neden özellikle seçtiniz? Sizce gerçekten insan tamamen iyileşebilir mi?
İyi’leşmek, karanlığını bilerek yürümek ve ışığı aramak. Şiirimin sonunda sorunuzun cevabı yer alıyor: ‘’Şimdi nasılsın diye soruyorsun ya? Dün kötüydüm. Bugün biraz daha iyileştim.” Ben iyi biriyim yanılgısına, o doymuşluk duygusuna ulaşmamış kişilere seslendim ben. Çünkü İyi’leşmek sonu gelmeyecek bir yolculuk.
- İlk kitabınız “Mesut Olmak” ile ikinci kitabınız arasında sizi en çok değiştiren olay ne oldu?
Alnıma bir kırışıklık daha eklendi. Birkaç ay daha yaşlandım, olgunlaştım. İlk kitabım ‘’Mesut Olmak’’ ile ikinici kitabım “İyi’leşmek” arasında çok fazla bir zaman farkı yok. İkisi de birbirinden kıymetli. Uzun yıllar biriktirdiğim duygularımın dışa vurumu. Ben henüz kitaplarımı almamış olan şiir severlere seslenmek istiyorum. İki kitabıda kaçırmasınlar, Şiir Antoloji Yayınlarının sitesinden kolayca ulaşabilirler.
- Muhasebeci Mesut ile şair Mesut aynı masada otursa birbirlerine ilk ne söylerlerdi?
Bırak bu işleri
- İyi’leşmek kitabında sizi, yazarken en çok zorlayan şiir hangisiydi?
Deliormanlı İslam. Büyükbabamın babası ve Bulgaristan’da yaşamış olması dışında onunla ilgili hiçbir şey bilmiyorum. Buna rağmen, o benim atam ve içimden geçenleri yazdım. Diğer şiirlerimin hepsinde bir duygu, bir acı veya sevinç var. Bu duygular olmadan birine şiir yazmak çok zor. Ama yinede çok güzel bir şiir oldu. Düşünün, 2100 yılına gelindiğinde soyağacınızdan bir torununuz veya yakınınız size şiir yazıyor. Ne hissedersiniz? Şu an bizi görebiliyorsa Soyağacımdaki Bilge’nin çok mutlu olduğunu düşünüyorum.
- Hayatınız boyunca yalnızca tek bir şiiriniz ile hatırlanacak olsanız, hangisini seçerdiniz?
“Sonrasızım Olursun’’, Mesut Olmak isimli kitabımdan bir şiir. Şiirde benim için sensiz bir yaşam yok ama olur da sen gidersen veya Allah gecinden versin başka nedenlerden eksikliğin olursa, Sonra sızım olursun ile bitiyor. “Sonrasızım/Sızım Olursun’’ kelimesini duygu aktarımında çok ustalıkla kullandığımı düşünüyorum.
- Bugüne kadar yazdığınız en cesur dize hangisiydi?
Yine, “Mesut Olmak” şiir kitabımdan.“Saygı Duruşu” isimli şiirimin ilk dizeleri:
“Hepimiz Atatürk ve silah arkadaşları dedik,
Hiçbirimiz Atatürk ve Devrim arkadaşları diyemedik.”
Ben, Atatürk’ün asker kişiliğine çok değer veriyorum ama onun o devrimci, bizlere ‘’ATA’’ olan aydınlık reformlarının olduğu yanına ve aydınlığa yürüyüşte yanında olan arkadaşlarına da asker kişiliği kadar değer verilip öne çıkarılması gerektiği kanaatindeyim.
- İnsanlar sizi olduğunuz gibi mi tanıyor, yoksa şiirlerinizdeki Mesut’u mu?
O bana bağlı değil bence. Tamamen karşıdakine bağlı bir şey. Bence bunu onlara sormalısınız.
- Hiç yayımlamaktan vazgeçtiğiniz, çekindiğiniz bir şiir oldu mu?
Oldu, evet. Duygularımı tam aktaramadığım ve beğenmeyip sildiğim şiirim oldu .
- Çocukluğunuza tek şiiri gönderebilseydiniz hangisini gönderirdiniz?
‘’Eski’ci’’ çocukluğuma olan özlemimi anlatan bir şiir. O küçük çocuk ne kadar özleniyor, bilsin isterdim.
- Muhasebe ofisindeki çalışma arkadaşlarınız sizi daha çok şair olarak mı tanıyor, yoksa hesap uzmanı olarak mı?
Şair olarak yeni yeni tanınmaya başlandım. Ben özel sektörde bir firmanın muhasebe departmanında çalışıyorum. Hesap uzmanı diye maliye de çalışan çok üst düzey memurların yer aldığı birim var. Hesap uzmanlığı ayrı bir seviye.
- Tek kelimeyle aşk.
Sığmaz ki…
- Tek kelimeyle yalnızlık?
Teknoloji.
Tek kelimeyle İyi’leşmek?
Kitabım.
- Hayatınızı rakamlar mı değiştirdi, kelimeler mi?
Kelimeler. Bu soruyu, “Hayatınızı kelimeler mi değiştirdi, duygular mı?” diye sorsanız, bu seferde “Duygular.” derdim.
- Sizce iyi bir şair olmak mı daha zor, iyi bir insan mı?
İyi bir insan kalmak, bir şeyi olmaktan çok öyle kalmak daha zor bence.
- İnsan iyileştikçe mi yazar yoksa yazdıkça mı iyileşir?
“Ve hayat, her defasında en derin yerinden,
Canına okuduğunda senin,
Sen yeniden,
Daha derinden okunuyorsan,
Gülümse,
Çünkü artık şairsin.”
Bu dizeler kitapta yer alan şiirimden bir parça. Ben daha önceki röportajımda, “Şiir benim gözyaşım oldu.” demiştim. Şiir beni rahatlatıyor. Buradaki iyileşmeyi bu anlamda kullanabiliriz.
- Yazdıklarınız sizi mi anlatıyor, yoksa olmak istediğiniz kişiyi mi?
Her ikiside var aslında. Mesela çocukluğa özlem var, burada olmak istediğim kişiyim. Ama diğer duygularımda olduğum kişiyi veya böyle miyim bilmiyorum ama bu şekilde olmak istiyorumu anlatıyor.
- Bugünki aklınız olsa genç halinize tokat mı atardınız, sarılır mıydınız?
Şiddete karşıyım. Önce uzun uzun nasihat eder, sonra kocaman sarılırdım.
- Yollarınız Şiir Antoloji Yayınları ile kesişmesi yazarlık yolculuğunuzu nasıl etkiledi?
Yayınevindeki arkadaşlar sağolsun, hep ışık oldular. Yol açtılar. İlgililer, çok kısa sürede muahattap bulabiliyorum. Ben Şiir Antoloji Yayınlarında, bu yürüyüşte yanımda olan herkese teşekkür ederim.
Adını bir denizcilik teriminden alan Viya Böyle, yalnızlık, özlem, insan ilişkileri ve yön arayışı gibi temaları merkeze alıyor. Azmi Şahin Şen, bu röportajda kitabının arka planını ve şairlik anlayışındaki dönüşümü okurlarla
Şair G. Başak Ekinci, babasının yaşına ithaf ettiği 45 adlı şiir kitabını ve yazıyla kurduğu duygusal bağı bu röportajda anlatıyor.
Mustafa Babayiğit, Gözlerim Isıtır Ellerini kitabının hikâyesini, şiire geç başlayan yolculuğunu ve yazmayı neden bir ihtiyaç olarak gördüğünü bu özel röportajda anlatıyor.
Gülnur Karahan, Senden Bana Kalan kitabının doğuş hikâyesini, yazmayı neden bir ihtiyaç olarak gördüğünü ve insanın iç dünyasına dokunan duyguları bu özel röportajda anlatıyor.